Seks ve Beslenme « Genel
Seks için çinko gibi minerallerin etkisi inkar edilemez. Yapılan araştırmalar, çinkonun çok kuvvetli bir canlandırıcı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Çinkonun erkek üretkenliğinde, seksüel arzuda ve uzun süreli seksüel sağlıkta çok büyük etkisi bulunmaktadır. Her ilişkide 5 miligram çinko harcanır ve bu günlük ihtiyacın üçte biridir.
Çin kabağı, soyalı gıdalar ve tatlı kabağın tohumları faydalıdır. Kahveyi sabahları sizi canlandıran bir bardak sıcak içecek olarak düşünmeniz büyük bir hata olabilir. Günde 1-2 bardak kahve size gerçek bir itici güç verecektir.
Bektaşi dergahlarında cinsel gücü arttırdığı için deniz ürünlerinin yasaklandığı bilinir. Deniz ürünlerini, tavuk ve makarnayı sofranızdan eksik etmeyin. Kalsiyum olmadan çok iyi bir seks beklemeyin. Sardalya balığı, yeşil yapraklı sebzeler, kalsiyum bakımında çok zenginzir. B vitaminleri de seks için gerekli vitaminlerdendir.
Ameliyat Sonrası Cinsellik « Genel
Pek çok kadın, yumurtalıklarının alınması ve rahminin kısmen veya tamamıyla çıkarılması gibi, jinekolojik bir ameliyattan sonra, cinsel arzularında azalma olacağını sanır. Cinsel yaşam hiç etkilenmeden bir yumurtalık çalıştığı sürece, öteki yumurtalıktaki bir tümör çıkarılabilir. Adet kanaması ve hormon salgılanması kesilmeyecektir.
Aynı şekilde bir miyom ameliyatı sonunda rahim boynunun alınması da kadının evlilik yaşamı ve hormon salgılanmasını etkilemeyecektir. Bununla birlikte kadınlar böyle ameliyatlardan sonra cinsel arzularının (libido) azalmasından yakınır. Rahim çıkarıldığı için adet kanaması kesilince, hormon salgılanmasının da son bulduğunu düşünürler. Artık kadın olmadıklarına inanırlar. Kendilerine güvenlerini yitirirler, libidoların azaldığı kuruntusuna kapılırlar.
Rahmin alınması, her ne kadar geçici olarak vaginanın büzüşmesi sonucunu doğurabilirse de, vagina yeniden esnek duruma gelir; geçici büzüşme, gelecekteki cinsel yaşam için endişeye kapılmayı gerektirmez. Penisin rahim ağzına dokunmasının cinsel ilişki sırasında duyumsanmayışına üzülmek yersizdir. Ameliyat, rahim ağzına penisin dokunma duygusunu ortadan kaldırmaz. Çünkü bu duygu aslında rahim ağzında değil, karın zarında duyulur.
Rahimleri alınmış kadınlara dikkatli olmaları önerilir. Bu gibi kadınlar ameliyattan sonra bir süre kadının yukarda olduğu pozisyonları uygulamamalıdır.
Yumurta kanalının bağlanması cinsel yaşamda bedensel bir etki yaratmaz. Eğer olumsuz bir etki oluşmuşsa bu, tamamıyla psikolojik nedenlerdendir.
Namus ve Bakirelik « Genel
Bir uzman doktor, bakire ve bakire olmayan kızı, vaginanın ağzını bir dereceye kadar örten kızlık zarını kontrol etmekle ayırdedebilir. Herhangi bir kimse de, bir noktaya kadar aradaki ayrımı anlayabilir.
Örneğin ilk birleşimde kanama oluşup, oluşmayışı bunu gösterebilir. Kızlık zarı, kızlık çağındaki spor faaliyetleri ya da vücut hareketleri yüzünden, bir dereceye kadar yırtılmış olabilir, fakat öte yandan, o kadar da esnek olabilir ki, cinsel birleşimden sonra bile hiç yırtılmadan kalabilir. Erkeğin cinsel deneylerinin olup olmadığı tıp açısından tesbit edilemez.
Bu avantaj sayesinde birçok erkek kendilerinin cinsel ilişki kurmalarını önemsemez; oysa ki evlenecekleri kızın bakire olmasını ister. Bu isteğe karşılık, bakire olmayan kız, kendisine biraz deneyin yararlı olacağına inanır. Eskiden yeni evli kadın geniş görüşlüydü; kocasının başka kadınlarla olan evlilik öncesi ilişkilerinin, evlilikte yararlı olacağını düşünürdü.
Çağ geliştikçe her iki cinsin de aynı haklara sahip oldukları görüşü, gitgide kuvvetlendi. Evlenilecek kızın mutlaka bakire olması gerektiği düşüncesine karşı sesler yükselmeye başladı. Kadın hakları savunucuları, erkeğe meydanı boş bırakmanın, buna karşılık hangi koşullar altında olursa olsun, kadının kızlığını yitirmesi durumunda toplumda küçük görülmesinin, haksızlık olduğunu ileri sürmektedir.
Bugünkü genç kuşağın namus üzerine düşünceleri insanı ürkütmektedir. Fakat bunda daha da ürkütücü olan, böyle düşünceleri dejenere eden, yetişmekte olan kuşatır. Geçenlerde gördüğüm bir gazete resminde, bir direnme yürüyüşünde taşınan pankarttaki şu yazıyı okudum: "Namus denen şeyi bırakalım!" ve gene genç kızların taşıdığı bir pankartta da, "Namus: Saçmalık!" yazılıydı.
Bu, eşit haklar kavramının dışına çıkmaktadır. Bu, sırf direnmek için bir direnmedir. Kadınlar yönünden bu davranış, daha önce belirtilen pettinge bağlanabilir. Petting sınırları aşılırsa yukarda değinildiği gibi, bu eşit haklar düşüncesinin yanlış şekilde yorumlanışı doğar.
Kısaca söylemek gerekirse, kadın hiç bir devirde bakire olduğunda, değerinden yitirmemiştir. Günümüzde tek ayrım, bakireliğin evlenme konusunda başlıca koşul olmayışıdır.
Erkeklerin çoğu, eşlerini kadın yaptıkları ve eşlerini seven ilk erkek oldukları için mutludur ve bundan gurur duyar. Bu tatmin ve gurur duygusu, mutlu bir evlilikte önemli rol oynar.
Kadınlar şunu bilmelidir: Bekar bir erkek, bakireliğin ve namusun değerini, kendi çıkarı için küçültmek eğilimindedir. Fakat kendi evliliği için, büyük bir olasılıkla bakire olan bir kızda diretecektir. Erkek cinsel deneyleri olmadığını savlayabilir.
Bakirelik, değerini kendi içinde taşımaktadır; bu ancak, daha sonra pişmanlık duyulmayacaksa, erkeğin ve kadının birbirlerini gerçekten sevdiklerine emin olunduğunda feda edilmelidir. Kadın, sevdiği erkeğe herşeyi verdikten sonra, o erkeği yitirse bile, hiç bir şekilde suçluluk duygusu duymayacak, eleştirilere aldırış etmeyecektir. Sevdiği erkeğin anısı onda değerini koruyacak ve kadın onu sevdiği için pişmanlık çekmeyecektir.
eskort