Cinsel bilgiler

Kadında Cinsel Rüyalar « Genel

Cinsel rüyalarla oluşan boşalmaya, erkekte düş azması adı verilir. Cinsel rüyalar sonucu kadında oluşan orgazmın adı yoktur. Onun için birçok erkek, bu belirtinin kadınlarda olmadığını sanır ve kadınlar da kendilerinin anormal olduklarına inanır. Kadınlarda erkeğe göre çok daha az rastlansa bile, cinsel rüyalar sonucu oluşan orgazma anormal sıfatını vermek, çok erken bir yargıdır.

Nasıl erkek boşalma olmadan da cinsel rüyalar görürse, kadınlar da iç ve dış uyarılar sonucu cinsel rüyalar görebilir. Kinsey, rüya gören kadınların %90'ının rüyalarında karşı cinsi gördüklerini söylemektedir. Bu %90'ın üçte biri cinsel ilişkiyi, öteki üçte biri pettingi ve geri kalan üçte biri ise karşı cinsle bedensel temas olmadan seviştiğini rüyalarında görmektedir. Bu, erkeklerin karşı cinsle bedensel ilişki daima var olan cinsel rüyalarına tam anlamıyla zıttır.

Demek ki kadınların cinsel rüyalarının nedeni başkadır. Bazı kadınlar autoerotizmden sonra, bazıları petting veya cinsel ilişkiden sonra, geri kalan çok az oran ise lezbiyen ilişkilerden sonra cinsel rüyalar görür. Erkeklerde cinsel karakterde rüya görme oranı hemen hemen %100'dür; buna karşılık bu oran kadınlarda %70'dir.

Erkeklerdeki cinsel rüyaları hemen daima boşalma izler. Oysa ki cinsel rüyalar gören kadınların ancak % 30'u bunun sonunda orgazma ulaşır. Rüyanın konusu ne kadar çok bedensel temas veya cinsel birleşim olursa, kadın o kadar kolay orgazma varır.

Bu durum yaş ilerledikçe artar. İstatistikler, % 40'dan daha az oranda, kadınların orgazma ulaştıklarını söylemektedir. Genç kızlarda ve evlenmiş kadınlarda bu çok daha az görülür. Kadın cinsel rüyada, erkeğe göre daha az orgazm olur. Bu hiç değilse yılda dört veya beş keredir. Orgazmı cinsel uyarılma doğurduğu için, rüyada oluştuğu zaman da kaygan sıvı salgılanması olur.

Aşkın Kimyası « Genel

Romeo ve Juliet hikâyelerinin kimyasal yönünü araştıran bilim adamlarına göre, ilk bakışta aşk 'tıbben mümkün'. Üstelik bunu sağlayan kimyasal karışım, uzun bir beraberliğin garantisi. İlk bakışta aşkın mistik bir yanı olmadığını iddia eden bilim adamlarına göre aşk ve cazibeyi yöneten duygular değil, moleküller.

İlk bakışta birbirinden etkilenen çiftleri inceleyen New Mexico Üniversitesi biyologları, simetrik kemik yapısının, beğenide etkili olduğunu ve bunun, doğacak çocukların genetik yapısını belirlediğini söylüyor. Araştırmaya göre, erkeklerin yüzde 60 ila 80'i kalça ölçülerini, doğurganlığın bir simgesi olarak algılıyor. Kadınlar ise feminen yüz çizgilerine sahip erkekleri daha yumuşak ve güvenilir bulup, etkileniyor.

"Yanıma Gel" Bakışı

Partide, bir erkekle gözgöze gelen kadının gülümsemesi ise bilimsel olarak şöyle açıklanıyor: Kadının beyninde, görsel ve işitsel algı merkezlerini kontrol eden bölüm, sinirlerin verdiği elektriği ileten dopaminleri harekete geçiriyor. Beynin, bu kimyasal reaksiyonu sonucunda, kadın erkeğe farkında olmadan "yanıma gel" bakışı gönderiyor.

Bu, motivasyonun etkisiyle yaklaşan erkeğin feromenleri, kadının hipotalamusuna ulaşarak, erkeğe "Evet, daha yaklaşabilirsin" bakışıyla geri dönüyor. Hipotalamusun yarattığı kimyasal reaksiyonlar sayesinde, bedenler birbirlerine 'seni çok çekici buluyorum'anlamına gelen sinyaller gönderiyor: Gözbebekleri büyüyor, kalp atışı hızlanıyor, yüz kızarıyor, cilt hafif hafif terlemeden dolayı parlaklaşıyor.

Gecenin sonunda ise telefon numaraları veriliyor. Ertesi gün kadının veya erkeğin bir önceki geceye ilişkin anıları dopamin hareketlerini hızlandırıyor ve telefona yöneltiyor. Konuşmada, seslerin de olumlu etkisiyle, ilk karşılaşma anındaki haz tekrar kendini hissettiriyor ve birbirlerini görmek istiyorlar.

Aşkın kimyasal yönünü inceleyen bilim adamlarına göre, insanları evlilik ve tek eşliliğe iten sadece sosyal gelenekler değil. Bu görüşü savunan uzmanlar, sadakatin temelinde, dışarıdan farkedilemeyen kimyasal ve hormonal bir karışımın yattığını iddia ediyor.

'Karışımın' varlığı, hayatın en önemli kararlarından olan evlilik kararının alınmasını kolaylaştırıyor. Bu görüşe dayandırılarak, birbirine uymaz gibi görünen kişilerin, birbirini nasıl çekici bulduğu ve en kötü zamanlarında bile nasıl ayrılmadıkları açıklanıyor.

Spermin Yakışıklısı « Genel

Kısırlık tedavisi üzerinde çalışan bilim adamları, şekli düzgün spermlerin dölleme yeteneğinin çok daha yüksek olduğunu saptadı. The New England Journal of Medicine'de yayımlanan araştırmaya göre, spermlerin görünümleriyle yenetekleri arasında yakın bir ilişki var.

Başları oval, kuyrukları kalın ve hareketli olan düzgün görünümlü spermlerin, dölleme yeteneği yüksek oluyor. Başları halka şeklinde ya da deforme olmuş, kuyrukları ezik spermlerin ise dölleme yetenekleri çok düşük.

İngiltere'deki Rachester Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları 765 kısır, 696 normal erkeğin spermlerini inceledi. Araştırmada spermlerinin %12'si düzgün olan erkeklerin çocuk sahibi olabildikleri görüldü. Spermlerinin %9 ve daha aşağısı standartlara uymayan erkeklerin ise çocuk sahibi olamadıkları belirlendi.