Cinsel bilgiler

Cinsel İlişki Sonrası « Genel

Kısa zamanda orgazma ulaşan kadın ve erkeklerin çoğu için, daha sonra birbirini kucaklamak ve öpmek yeterlidir. Bundan sonra yeniden cinsel ilişkide bulunmayı istemedikleri zaman, daha fazla uyarma gereksizdir.

Genellikle erkek, çok çabuk gerçek yaşama döner. Ama kadın, bir süre daha orgazm sarhoşluğu içinde kalır. Birleşimden hemen sonra uyumak isteyen erkek, eşinin cinsel duygularının henüz yatışmamış olduğunu ve hemen ayrılmayı arzulamadığını unutmamalıdır. Son mutluluğu, kadın cinsel ilişkiden sonra eşinin okşamalarıyla tadar. Bu, erkeğin eşini sevdiğini kanıtlar.

Erkek, eşini, tatlı minnet ve sevgi sözleriyle hoş bir mutluluk atmosferine sürükler. Bu sırada eşinin dudaklarından, gözlerinden, boynundan ve göğüslerinden öper. Buna karşılık olarak da, kadın süregelen orgazm durumunda, kocasına minnet ve mutluluk duyguları ile sarılır. Böylece ihtiras ateşi yeniden alevlenir. Leğen kaslarının isteyerek veya irade dışı ritmik kasılmaları da erkeği hoş bir uyarılma durumunda tutar ve erkeğin penisinin çabuk sönmesini, vaginadan dışarı kaymasını önler. Çift, böylece organları birleşik halde, uykuya dalar.

Fakat orgazma birlikte ulaşılamaz, kadın erkekten daha geç ulaşırsa, erkek eşini iyice okşamalıdır. Bununla birlikte çoğunlukla erkeğin bu çabası çok geç kalmış olacağı için, her iki eş de aynı anda orgazma varmaya gayret etmelidir.

Birlikte orgazmdan sonra, erkek okşamalarını çok uzun sürdürmemeye dikkat etmelidir. Aksi durumda bu okşamalar, kadında yeni arzular uyandırabilir. Oysaki, erkek daha bir süre yeniden birleşime hazır değildir.

Namus ve Bakirelik « Genel

Bir uzman doktor, bakire ve bakire olmayan kızı, vaginanın ağzını bir dereceye kadar örten kızlık zarını kontrol etmekle ayırdedebilir. Herhangi bir kimse de, bir noktaya kadar aradaki ayrımı anlayabilir.

Örneğin ilk birleşimde kanama oluşup, oluşmayışı bunu gösterebilir. Kızlık zarı, kızlık çağındaki spor faaliyetleri ya da vücut hareketleri yüzünden, bir dereceye kadar yırtılmış olabilir, fakat öte yandan, o kadar da esnek olabilir ki, cinsel birleşimden sonra bile hiç yırtılmadan kalabilir. Erkeğin cinsel deneylerinin olup olmadığı tıp açısından tesbit edilemez.

Bu avantaj sayesinde birçok erkek kendilerinin cinsel ilişki kurmalarını önemsemez; oysa ki evlenecekleri kızın bakire olmasını ister. Bu isteğe karşılık, bakire olmayan kız, kendisine biraz deneyin yararlı olacağına inanır. Eskiden yeni evli kadın geniş görüşlüydü; kocasının başka kadınlarla olan evlilik öncesi ilişkilerinin, evlilikte yararlı olacağını düşünürdü.

Çağ geliştikçe her iki cinsin de aynı haklara sahip oldukları görüşü, gitgide kuvvetlendi. Evlenilecek kızın mutlaka bakire olması gerektiği düşüncesine karşı sesler yükselmeye başladı. Kadın hakları savunucuları, erkeğe meydanı boş bırakmanın, buna karşılık hangi koşullar altında olursa olsun, kadının kızlığını yitirmesi durumunda toplumda küçük görülmesinin, haksızlık olduğunu ileri sürmektedir.

Bugünkü genç kuşağın namus üzerine düşünceleri insanı ürkütmektedir. Fakat bunda daha da ürkütücü olan, böyle düşünceleri dejenere eden, yetişmekte olan kuşatır. Geçenlerde gördüğüm bir gazete resminde, bir direnme yürüyüşünde taşınan pankarttaki şu yazıyı okudum: "Namus denen şeyi bırakalım!" ve gene genç kızların taşıdığı bir pankartta da, "Namus: Saçmalık!" yazılıydı.

Bu, eşit haklar kavramının dışına çıkmaktadır. Bu, sırf direnmek için bir direnmedir. Kadınlar yönünden bu davranış, daha önce belirtilen pettinge bağlanabilir. Petting sınırları aşılırsa yukarda değinildiği gibi, bu eşit haklar düşüncesinin yanlış şekilde yorumlanışı doğar.

Kısaca söylemek gerekirse, kadın hiç bir devirde bakire olduğunda, değerinden yitirmemiştir. Günümüzde tek ayrım, bakireliğin evlenme konusunda başlıca koşul olmayışıdır.

Erkeklerin çoğu, eşlerini kadın yaptıkları ve eşlerini seven ilk erkek oldukları için mutludur ve bundan gurur duyar. Bu tatmin ve gurur duygusu, mutlu bir evlilikte önemli rol oynar.

Kadınlar şunu bilmelidir: Bekar bir erkek, bakireliğin ve namusun değerini, kendi çıkarı için küçültmek eğilimindedir. Fakat kendi evliliği için, büyük bir olasılıkla bakire olan bir kızda diretecektir. Erkek cinsel deneyleri olmadığını savlayabilir.

Bakirelik, değerini kendi içinde taşımaktadır; bu ancak, daha sonra pişmanlık duyulmayacaksa, erkeğin ve kadının birbirlerini gerçekten sevdiklerine emin olunduğunda feda edilmelidir. Kadın, sevdiği erkeğe herşeyi verdikten sonra, o erkeği yitirse bile, hiç bir şekilde suçluluk duygusu duymayacak, eleştirilere aldırış etmeyecektir. Sevdiği erkeğin anısı onda değerini koruyacak ve kadın onu sevdiği için pişmanlık çekmeyecektir.

Aşkın Kokusu « Genel

Birine aşık olmanızda en etkin organınızın hangisi olduğunu düşünürsünüz? Hoşlandığınız kişiyi ayrıntılı bir şekilde süzen gözleriniz mi aşık eder sizi? Yanıtınız ''evet''ise yanılıyorsunuz. Araştırmalara göre aşık olmadaki en etkin organ burun. Das Bild Gazetesi'nde yayımlanan bir haberde, hayatınızın aşkını koklayarak bulabileceğiniz iddia ediliyor.

Bilim adamlarının açıklamaları, burun kemiğinin alt kısmında yer alan bir özel bölümü, terle birlikte salgılanan seks hormonlarını en iyi algılayan organ olarak gösteriyor. Bu organın da insanların %60'ında bulunduğunu söylüyorlar. Bu bölümü ''burun içindeki ikinci burun'' olarak adlandıran uzmanlar, ''Sevgilinizi seçerken genellikle genetik olarak size benzemeyen kişilerin kokusu çekici gelir'' diyorlar.

Bu gerçek, doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda değişiyor. Hap kullanan kadınların koku alma duyuları farklılaştığı için, onlar kendilerine genetik yapı olarak benzeyen kişileri eş seçiyorlar. Özellikle koltuk altını koklamak yoluyla yapılan deneylerde, terle salgılanan hormonların kime, ne kadar çekici geleceği ölçülüyor.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy