Cinsel bilgiler

Orgazm « Genel

Erkeklerin meni akıtması, daha doğrusu meni akıtma anında ortaya çıkan duygusal ve gövdesel olaylar. Kadınlarda meni akıtmak diye bir şey söz konusu olmadığı halde, kadın orgazmı ile erkek orgazmı bir çok noktalarda birleşmektedir. Erkeklerde meni gelmesi anında oluşan gövdesel değişimler iki bölüme ayrılabilir. Birinci bölüm prostatın, testislerin ve tohum iletici kanalların kasılmasıdır. Bu an çok kısa sürer ve o andan sonra erkek artık menisini zaptetme olanağının ortadan kalktığını hisseder. İkinci ve son bölüm ise, kalça kaslarının ve idrar borusunu çevreleyen kasların kasılması; bunun sonucu olarak da meninin idrar borusu yoluyla dışarı fışkırtılmasıdır.

W.H. Masters'e göre, duyulan cinsel coşkunun derecesi bu gerilimlerin şiddetine ve sayısına, ayrıca tohumların idrar borusunun prostat tarafından doldurulan bölümündeki öznel korunmasına bağlıdır. Burada sperm miktarı önemli bir rol oynamaktadır. Fazla meni fışkırtmak az miktarda meni fışkırtmaktan çok daha büyük bir zevk verir.

Meni akımının başlangıcında kasılmalar 0,8 saniyelik aralarla iki üç kez tekrarlanır, daha sonra aralıklar büyür kasılmaların da baştaki şiddeti kalmaz.

Makat kasları (makatın açılıp kapanmasına yarayan esnek kaslar) da öteki kasların gerilmesine paralel olarak 0,8 saniyelik aralarla gerilmeye başlar. Bu olay hem erkekler hem de kadınlar için geçerli olan ve orgazmın şiddetini ölçmeye yarayan bir işarettir. Yalnızca iki üç kasılma ile orgazmları sona eren erkekler olduğu gibi, makat kapatma kaslarının aralıklarla onbeş kez üstüste gerilip gevşediği görülen erkekler de vardır. Bu fışkırtılan meninin miktarına ve duyulan cinsel hazzın şiddetine bağlıdır.

Kadında, erkekteki meni akımını gerçekleştiren kasların kasılması yerine döl yolunun üst üçte birinin kasıldığı görülmektedir. 5 ilâ 8 kez kasılma normal bir orgazma, 3 ilâ 5 kez kasılma zayıf bir orgazma 8 ilâ 12 kez kasılma ise şiddetli bir orgazma işaret ederler. Ancak fizyolojik olarak ölçülebilen ve orgazm şiddetinin saptanmasına yarayan bu olaylar hiçbir zaman orgazmın tek ölçeği ve değerlendirilmesi olarak ele alınmamalıdır.

Orgazm erkeklerde ve —meni akıtma söz konusu olmadığı halde— kadınlarda nesnel olarak saptanabilen bir çok önemli gövdesel değişimlere yol açmaktadır. Nabız atışının hızlanması, kan basıncının yükselmesi, derinden gelen çabuk çabuk fakat kesikli olarak soluk alma, gözbebeklerinin irileşmesi, kavrama ve kontrol yeteneğinin yitirilmesi gibi olaylar öncelikle sayılabilecekler arasındadır. Penis döl yolunun ya da makatın içine girer girmez gövdelerin sıcaklığı birleşir ve kişisel sınırlar ortadan kalkar. Erkekte penis kadında ise döl yolu aracılığı ile omuriliğe ulaştırılan uyarımlar tüm gövdeyi kaplar böylece ruhsal ve gövdesel bir «bir olma duygusu» (tekvücut olmak) ortaya çıkmış olur. Orgazm anında erkek, yalnızca penisi ile değil tüm gövdesi ile kadının gövdesine girmiş gibi hisseder kendisini. Kadın ise eşinin yalnızca penisini ve tohumlarını değil tüm bedenini içeri aldığını ve emdiğini hissetmeye başlar.

Kadının cinsel organı daha cinsel gerilimi artırmak için yapılan aşk oyunları sırasında şişmekte ve genişlemekte aynı zamanda dış etkilere karşı duyarlı bir hâl almaktadır. Klitorisîn ritmik olarak uyarılması bir çok kadınlarda döl yolunun titreşmesine neden olur. Bu titreşim tıpkı erkeklerdeki kalça kaslarının kasılmasına benzemektedir. Bu arada döl yatağı bir değişikliğe uğrar ve serviks bezi salgı yapmaya başlar. Sözü edilen bezin salgısı erkeklerde çok az kadınlarda ise oldukça fazladır. Erkeklerde bundan bir fışkırtma olarak sözedilemez.

Orgazm yönünden kadınla erkek arasındaki en belirgin ve en önemli ayrılık ise, kadınların bir çoğunun bütün bu inceliklere karşın cinsel birleşme sonucu sık sık orgazma ulaşamamalarıdır. Oysa erkeklerin %99'u aynı koşullar altında orgazma ulaşabilirler. Henüz bu döneme ulaşmamış ya da bu dönemi geride bırakmış olan kadınlarda orgazma ulaşma yeteneği oldukça azdır.

Sertleşme ve Boşalma « Genel

Erkeğin cinsel hareketinin en önemli ön şartı, erkeklik organının (penis) sertleşmesidir. Bu noktada erkek ve kadın birbirlerinden iyice farklılaşırlar. Penis, karnın alt kısmından çıkan ve ucu penisin baş kısmında son bulan bir deri ile örtülüdür. Penisin baş kısmı bir sümüksü tabaka ile kaplıdır ve içinde sayısız sinir uçları bulunur. Penis, damarlardan oluşan süngersi bir yapıya sahiptir, ortasından sidik borusu geçer.

Boşalma sırasında süngersi kısım toplardamar değil, atardamar kanı ile doludur. Onun için penis sertleştiği zaman ısınır ve nabzın atışı burada görülebilir. Böyle bir sertleşme üç etkenden dolayıdır:

1. Doğrudan doğruya penisin baş kısmına ve penisin çevresine yapılacak yumuşak uyarma hareketi beyne iletilir; bunun sonucunda bir refleks hareketi ile kan sünger dokuya akar, penisin sertleşmesini sağlar.

2. Duygusal heyecanlanma sonucu sertleşmede, doğrudan doğruya beyin sertleşme emrini verir. Bu durum yetişme çağındaki erkeklerde bölgesel uyarılmalardan daha çok görülür.

3. Sidik torbasının dolu olmasıyla refleks hareketi şeklinde görülen sertleşmelere sabah erken saatlerde rastlanır.

Cinsel heyecan sırasında sertleşme ile birlikte penisin kök kısmında, sağ ve sol taraflarda bulunan Cowper salgı bezleri kaygan bir sıvıyı -az miktarda saydam, alkalik bir sıvı- sidik borusuna salgılar. Bu sıvı penisin baş kısmını nemlendirir ve böylece penisin vaginaya girmesini kolaylaştırır. Alkalik salgı idrarın akmasıyla asitlenen sidik borusunu nötür hale getirir, böylece de asitlere karşı çok az dayanıklı olan tohum hücrelerinin buradan geçerken zarar görmemesini sağlar.

Salgılama, doğrudan doğruya uyarma, örneğin sertleşme sırasında penise dokunmakla artırılabildiği gibi, daha önce oluşan ruhsal ve cinsel heyecanlar sonucu da ortaya çıkabilir. Kısaca toparlamak gerekirse, sertleşme doğrudan doğruya penisin uyarılmasıyla olabilir; fakat bunun ardından ruhsal heyecan gelmediği sürece salgılama görülmez.

Cinsel alanda bilgisiz erkek bu salgılama olayını yanlış yorumlar, erken boşalma sanır ve bundan dolayı üzüntüye kapılır. Saçma bir şeydir bu. Kadınlar da penisin sertleşmesini cinsel arzuların belirtisi sanmamalıdır. Örneğin çok yorgun ve bitkin düşmüş bir erkek, doğrudan doğruya penisi uyarmakla, onun sertleşmesini sağlayabilir. Fakat Cowper salgı bezlerinin salgısı olmadığı için, cinsel ilişkiye karşı içinde tam bir istek duymaz. Böyle durumlarda penisin kuvvetli uyarılmalarında bile cinsel istek uyanmayacak, tam tersine acı duyulacaktır.

Sertleşme ve kaygan sıvının salgılanması, vaginaya girişi önceden hazırlarlar. Bunun ardından, sürtünmeyle artırılan heyecan son aşamadadır ve bir refleks hareketi ile boşalma olayı oluşur. Bu zorunlu bir reflekstir. Erkek istediği kadar denesin, bunu önleyemez veya yarıda kesemez. Şunu daima anımsamamız gerekir: Artan u-yarılma sonucu boşalma, penisin doğrudan doğruya uyarılmasına değil, daha çok ruhsal uyarılmaya bağlıdır.

Örneğin erkeğin kendi kendini tatmin edişi bunu açıklar. Olağanüstü oranda meni stoku olan bir erkek, seri bölgesel uyarmalarla kendini şiddetle heyecanlandırabilir. Fakat başka bir durumda sadece aşk yaşantılarını akıldan geçirmekle de boşatabilir.

Meni Kanalı « Cinsel Anatomi

Meni kanalları iki ince, aşağı yukarı 4,5 cm uzunluğunda borucuktur. Bunlar sağ ve sol epididymisden yukarı doğru, karın boşluğuna çıkarlar. Meni kanallarının iç duvarları halka şeklinde kaslarla donatılmıştır; bunlar aşağıdan yukarıya doğru kasılabilir ve bir emme-basma tulumba gibi iş görür.

Tohum hücreleri epididymisin iç kısmında oluşur ve epididymis kanalcıklarından salgılanan sıvıyla birleşir. Bunun içindeki spermler henüz tamamıyla hareket etme yeteneğinden yoksundur. "Emme-basma tulumba etkisi" ile sıvının ölçüsü gittikçe artar ve meni kanalından yukarı doğru yükselir.

Meni kanalının kendisi de tohum sıvısına depo görevi görür. Meni kanallarının uç kısımları geniştir. Doldukları zaman tohum sıvısı (spermler) ek depoya (meni kesecikleri) dökülür. Bunlar meni kanallarının iki yanına yerleşmiştir. Meni keseciklerinin esas faaliyetleri, spermlerin hareket yeteneklerini artıran sarımsı kaygan bir sıvı salgılamaktan ibarettir.

Meni kesecikleri sidik torbasının arka alt kutbuna rastlayan bölgede bulunur. Bunların çıkış yolları, meni kanallarının uç kısımlarıyla birlikte, prostat bezinin ortasından geçer ve sidik borusuna açılır.