Doğum Kontrol Yöntemleri « Genel
Doğum Kontrol Hapları
Yaygın olarak kullanılan doğum kontrol ilaçları, östrojen ve sentetik progestin hormonları içeriyor. Bu ilaçlar, yumurtlamayı önleyerek doğum kontrolünü sağlıyor.
Doğum kontrol ilaçlarına başlamadan önce, doktor kontrolünden geçmek şart. Kadınlarda genel kontroller, jinekolojik muayene ile birlikte smear testi yapılması gerekiyor. Bugün; doğum kontrol haplarının bulantı, ara kanamalar, adet kanamasında azalma, deride lekelerin oluşması, migren ağrılarının şiddetlenmesi, memede ağn ve mizaç değişiklikleri gibi yan etkileri olabiliyor.
Gebeler, yüksek tansiyon, damar, karaciğer, şeker ve migren hastaları, 35 yaşın üzerinde sigara içen bayanlar ve 16 yaşından küçükler, kesinlikle doğum kontrol hapı kullanamıyor.
Yeni Doğum Kontrol Hapları
Yeni geliştirilen bir doğum kontrol hapı, mevcutlar arasında en az hormon içeren hap olacak. Çalışmalarını Londra'dan Prof. John Guilleband'ın yürüttügü ila,ç 60 mcg gestodene ve 15 mcg ethinvlestradiol içeriyor. Bu yeni ilacın diğerlerinden bir başka farkı, 21 günlük yerine 24 günlük olması.
Erkeklere Doğum Kontrol Hapı
Çin'de geliştirilen ve erkeklerin kullandığı dogum kontrol haplarının güvenliği %95. Önümüzdeki 10 yıl içinde piyasaya sürülmesi beklenen ilaçlar ile ilgili araştırmalar, halen devam ediyor. Bu hapların, bazı erkeklerde kişilik ve ruh hali üzerinde etkileri olduğu saptanmış. Eski tip hapların, sinirlilik gibi yan etkileri olduğu, yeni geliştirilenlerde ise bu yan etkilerin bulunmadığı görülmüş.
Rahim İçi Spiral
1960 yılından itibaren yaygın olarak kullanılmaya başlanan rahim içi araçlar, değişik şekil ve boyutlarda olabiliyor. Adet kanamasmın 3. veya 4. günü, rahme yerleştirilen spirallerin saf plastik ve bakırlı çeşitleri yanında, son zamanlarda hormon salan tipleri de üretiliyor.
Rahim içi araç kullanan kadınlara, her yıl kontrol yapılması gerekiyor. Rahim içi araca bağlı kasık ağrıları, ara kanamaları, sancılı ve fazla adet kanaması görülebiliyor. Rahim içi araç, pelvik enflamatuvar hastalığını artırarak, tüplerde tıkanıklığa bağlı kısırlık ve dış gebeliklere neden olabileceğinden, en az bir çocuğu olan veya çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar tarafından tercih ediliyor.
Prezervatif
Cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklara karşı da koruyuculuğu olan prezervatif, güvenilir yöntemler arasında sayilıyor. İnce lastik bir materyalden vapılan prezervatif, cinsel ilişki öncesinde erkek cinsel organı üzerine takılıyor ve böylelikle spermin vajinaya girmesi engelleniyor.
Yırtılma ya da çıkma korkusu dışında herhangi bir yan etkisi de yok denecek kadar az. Olası tek yan etkisi; kauçuk, pudra veya lubrikan maddeye karşı alerjik reaksiyon oluşması. Bu yöntemin doğum kontrolündeki güvenilirliği, doğum kontrol hapı ve spiralden daha az. Ancak vajina içerisine uygulanan spermisid kontraseptif krem, jel veya köpükle etkinliği, doğum kontrol hapının etkinliğine yakın bir düzeye çıkıyor.
Hormon İmplantları
Derinin altina yerleştirilen yumuşak kapsüller şeklindeki hormon implantları, progestin hormonu salarak yumurtlamayı önlüyor ve 5 yıl boyunca koruma sağlıyor. Ancak bu kapsüllerin, konusunda deneyimi olan hekimler tarafından yerleştirilmesi ve 5 yılda bir değiştirilmesi gerekiyor. Dogum kontrol hapları kullanmaması gereken kişiler, bu implantları da kullanamıyor.
Hormon Enjeksiyonları
Progestin hormonu içeren uzun etkili bir korunma metodu olarak kabul edilen hormon enjeksiyonları, her üç ayda bir kullanılıyor. Bir yıldan fazla kullanıldığında, adetlerin kesilmesine neden olabiliyor. Bu nedenle, ileride çocuk sahibi olmayı düşünen kadınlara önerilmiyor.
Cerrahi Sterilizasyon (Kısırlaştırma)
Sterilizasyon, hem kadın hem de erkek için, istendiğinde geriye dönüşü mümkün olan bir doğum kontrol yöntemi. Kadınlar için uygulanan yönteme, tüplerin bağlanması (tubal sterilizasyon), erkekler için uygulanan yönteme ise üreme kanalının bağlanması (vazektomi) adı veriliyor.
Gelişmiş ülkelerde, üreme çağındaki çiftlerin yaklaşık %24'ü doğum kontrol yöntemi olarak cerrahi sterilizasyonu seçiyor. Güvenilirliği %99.8 olan tüplerin bağlanması yönteminin kadının cinsel yaşamına ve ruh sağlığına olumsuz hiçbir etkisi yok.
Erkek sterilizasyonunun da aynı şekilde erkek cinsel yaşamına ve ruh sağlığına olumsuz bir etkisi yok. Bu işlemin güvenirliliği ise %99.9.
İlişki Sonrası Doğum Kontrolü
İlişki sonrasında alındığında gebeliği önleyen ilaçlar, östrojen ve progestin hormonları içeriyor ve rahmin iç tabakasının gelişimini engelleyerek gebeliği önlüyor.
Yöntem, korunma olmadan gerçekleşen bir ilişkiden sonra, gebeliğin kürtaj yapılmasına gerek kalmadan engellenmesini amaçlıyor. İlaçlar, ilişki sonrasındaki ilk 72 saat içinde alındığında, gebeliği %97 oranında önlüyor. Dogum kontrol haplarının kullanımı ile ortaya çıkan yan etkiler, bu ilaçların kullanımından sonra da görülebiliyor.
Elektronik Doğum Kontrolü
Yine Çin'de, erkekler için elektronik doğum kontrol yöntemi geliştirildi. Spermleri öldüren elektronik dalgalar yayan çağrı cihazı büyüklüğündeki bir alet, erkek iç çamaşırına yerleştiriliyor. Cihazın 1 saat çalıştırılması, erkekte bir ay kadar sterilite sağlıyor.
Orgazm İle İlgili Yanlışlar « Genel
Kadın ve erkeklerin orgazm konusunda birbirlerini yanılttığı birtakım düşünce ve tutumlar içine girebildiklerine sık sık tanık olunur. Sonuçta ortaya çıkan yanılgıların, yaygınlık kazanmış olan bazılarının üzerinde durmak gerekir.
Eğer erkek yeterince dayanabilirse, her kadın orgazma gelebilir: Bu iddia ancak kısmen doğrudur. Uzun süren bir koitusun sonunda erişilen doruk, teknik olarak orgazm sayılsa bile, hedefe varmak için girişilen acele ve endişe içinde, işin bütün zevki kaybolup gidecektir.
Yazdığı kitaplar satış rekorları kıran ünlü fahişe Xaviera Hollander, en yoğun orgazmların, ilk 5 dakika içinde gerçekleştiğini söylemektedir. Aslında birçok bilimsel araştırma da bu iddiayı doğrulamaktadır. Dolayısıyla zevkli bir cinsel birleşmenin anahtarı, özenli ve uzun ön sevişme süreci olmaktadır.
Kadın gelmeye başlayınca, erkek mümkün olduğunca sert hareket etmelidir: Oysa bunun tam tersi geçerlidir; erkek olabildiğince hareketsiz kalmalıdır. Ancak böyle olursa, hem kadın hem de erkek, kadının kasılan dölyolu kaslarının farkına ve hazına varabilir.
Hollander, kendi kendilerini uyararak ulaştıkları orgazmların, niye cinsel birleşmede ulaştıklarından daha yoğun olduğunu soran çok sayıda kadının mektubuna verdiği cevapta, meseleyi, dölyolu kaslarının kasılmasını algılayabilmeye bağlamaktadır. Her ne kadar bu konuda kadından kadına farklılıklar söz konusuysa da, genel olarak orgazm sırasında erkeğin sert hareket etmesini gerekçeleyen herhangi bir ipucu yoktur.
En iyi orgazmlar, eşanlı olanlardır: Bu da yanlıştır. Uzun süre birlikte olmuş insanların eşanlı olarak orgazma gelmesi hem mümkün, hem de zevkli olabilir. Ancak bu, doğal olursa haz verebilir. Aksi durumda, duyguları geri plana iten bir koşuşma söz konusudur. Eşlerden birinin önce gelmesi, hiçbir şekilde diğerinin orgazma ulaşmasını engelleyemeyeceği gibi, tersine, eşlerin üzerinden yetişme ya da erteleme endişesini kaldıracağı için, birleşme sürecinin zevk boyutu öne çıkabilecektir.
Sigara Hamileliği Önlüyor « Genel
Oxford Üniversitesi bilim adamlarının yaptığı ve sonuçları Journal of Biosocial Sciences Dergisi tarafından yayınlanan araştırmaya göre, sigara içen bir kadın, içmeyen bir kadınla aynı anda hamile kalma kararı alsa bile ancak 2 ay gecikmeyle bu amacına ulaşabiliyor.
Bilim adamları, sigara tiryakisi anne adaylarının bu alışkanlıklarını terk etmelerinden 1 yıl sonra ise hiç sigara içmemiş kadınlarla aynı duruma geldiklerini ve yeniden hızla hamile kalma yeteneklerini kazandıklarını belirtiyor.
569 kadın üzerinde, bu kadınların sigara konusundaki bütün alışkanlıklarını incelemeye yönelik bir araştırma yapan bilim adamları, sonuçların, sigaranın, hamile kalma sürecindeki kadınlara verdiği zararı bir kez daha kanıtladığına işaret ediyor. Bilim adamları, araştırmaya katılan 114 kadının hamile kaldıktan sonra doğuma kadar geçen sürede de sigara içmeyi sürdürdüklerine işaret ederken, bunun sonuçlarıyla ilgili bütün olumsuzluklara da dikkat çekti.
Bilim adamları, annenin hamilelik boyunca sigara içmeyi sürdürmesinin bebek ölümlerine ve bebeklerde solunum yolu hastalıklarına yol açtığına işaret ederken, sigaranın, kadının hamile kalma şansını azaltmasını da sigara dumanında bulunan antiöstrojenik maddelerin yumurtlama üzerindeki olumsuz etkilerine bağladı. Bilim adamları, sigaranın ayrıca kısa vadede de yumurtanın kalitesini bozarak döllenmiş yumurtanın rahme yerleşme şansını azaltabileceğini bildirdi.
eskort