Cinsel bilgiler

Seks Kalbi Koruyor « Genel

Seksin, belli bir yaşın üstündeki insanlar için risk oluşturduğu inanışı yaygındır. Oysa kalp uzmanları bu genel kanıyı onaylamıyorlar. 2400 erkek gönüllü ile yapılan bir araştırma, haftada üç dört kez seks yapmanın kalp krizi ve felç tehlikesini yarı yarıya azalttığını ortaya koydu.

Belli bir yaşa gelen kişilerin, özellikle de erkeklerin seks ilişkilerinde çok dikkatli olmaları önerilir. Erkeğin zayıflayan kalbinin cinsel temas heyecanına dayanamayacağı belirtilir. Sevişme sırasında kalp krizi geçirip hayata veda edenler de örnek olarak gösterilir. Oysa kalp uzmanları halk arasında yaygın olan bu genel kanıyı onaylamıyorlar.

Tam 2400 erkek gönüllü ile bir araştırma uygulayan bir İngiliz kalp uzmanı, haftada üç, dört kez seks yapmanın kalp krizi ve felç tehlikesini yarı yarıya azalttığını açıkladı. Gönüllü erkeklerin katıldığı çalışmalar yıllarca sürdü ve nihayet bu sevindirici sonuca ulaşıldı.

Seks, kalbi neden koruyor?

Bu soruya birkaç cevap vermek mümkün. Öncelikle, seks yapmak zevkli ve rahatlatıcı. İkincisi, özellikle ileri yaşlardaki kişiler için cinsel temas, sağlıklı olmanın bir göstergesi. Üçüncüsü, cinsel faaliyet kişinin bir hafta içinde yapmak zorunda olduğu vücut egzersizinin yerini tutar.

Kadında Cinsel Rüyalar « Genel

Cinsel rüyalarla oluşan boşalmaya, erkekte düş azması adı verilir. Cinsel rüyalar sonucu kadında oluşan orgazmın adı yoktur. Onun için birçok erkek, bu belirtinin kadınlarda olmadığını sanır ve kadınlar da kendilerinin anormal olduklarına inanır. Kadınlarda erkeğe göre çok daha az rastlansa bile, cinsel rüyalar sonucu oluşan orgazma anormal sıfatını vermek, çok erken bir yargıdır.

Nasıl erkek boşalma olmadan da cinsel rüyalar görürse, kadınlar da iç ve dış uyarılar sonucu cinsel rüyalar görebilir. Kinsey, rüya gören kadınların %90'ının rüyalarında karşı cinsi gördüklerini söylemektedir. Bu %90'ın üçte biri cinsel ilişkiyi, öteki üçte biri pettingi ve geri kalan üçte biri ise karşı cinsle bedensel temas olmadan seviştiğini rüyalarında görmektedir. Bu, erkeklerin karşı cinsle bedensel ilişki daima var olan cinsel rüyalarına tam anlamıyla zıttır.

Demek ki kadınların cinsel rüyalarının nedeni başkadır. Bazı kadınlar autoerotizmden sonra, bazıları petting veya cinsel ilişkiden sonra, geri kalan çok az oran ise lezbiyen ilişkilerden sonra cinsel rüyalar görür. Erkeklerde cinsel karakterde rüya görme oranı hemen hemen %100'dür; buna karşılık bu oran kadınlarda %70'dir.

Erkeklerdeki cinsel rüyaları hemen daima boşalma izler. Oysa ki cinsel rüyalar gören kadınların ancak % 30'u bunun sonunda orgazma ulaşır. Rüyanın konusu ne kadar çok bedensel temas veya cinsel birleşim olursa, kadın o kadar kolay orgazma varır.

Bu durum yaş ilerledikçe artar. İstatistikler, % 40'dan daha az oranda, kadınların orgazma ulaştıklarını söylemektedir. Genç kızlarda ve evlenmiş kadınlarda bu çok daha az görülür. Kadın cinsel rüyada, erkeğe göre daha az orgazm olur. Bu hiç değilse yılda dört veya beş keredir. Orgazmı cinsel uyarılma doğurduğu için, rüyada oluştuğu zaman da kaygan sıvı salgılanması olur.

Kokuların Sırrı « Genel

İlişkiler, feromon adı verilen moleküller tarafından tayin ediliyor. Aşkı bile kontrol eden bu zerrecikler, burnu uyararak beyne sinyal gönderilmesini sağlıyor. Karşı cinsi uyarmak, feromonlarla mümkün. Feromon zerrecikleri burun içinde bulunan VNO merkezini uyararak uyarının cinsine göre beynin gerekli bölgelerine sinyal gönderilmesini sağlıyor.

Bilim-kurgu filmlerini anımsatan denemeler ABD'nin dünyaca ünlü Harvard, Massachussets ve Chicago Üniversitesi araştırma laboratuvarlarında yapıldı. Feromon moleküllerinin nasıl çalıştığı konusunda kesin bir bilgi edinilmemesine rağmen bazı böceklerin, arı ve güvelerin kilometrelerce uzaktan karşı cinsi tespit ederek, sinyal göndermeleri ve buluşmaları Feromon'lara bağlanıyor.

Bir diğer araştırmaya göre, eskilerin telepati dediği olay, modern tıpta Feromonlarla açıklanıyor. Birlikte oturan kadınların adet günlerinin aynı zamana rastlaması, tek başına yaşayan erkeklerin sakal ve saçlarının geç çıkması, birlikte yaşayan insanların birbirlerine benzer davranışlar göstermeleri feromonlar sayesinde oluyor.

Harvard ve Massachussets Üniversitelerinde fareler üzerinde yapılan deneylerde, TRP2 adı verilen moleküllerin, Feromonların kimyasal sinyallerini sinirsel sinyale dönüştürme gücüne sahip olduğu saptandı.

Bir süre önce ABD'de satışa çıkan Pher-Amore isimli aşk şampuanı da henüz kanıtlanmamış olsa bile aynı esası uyguluyor. Beyinde cinsel uyarı sağlayan şampuandaki feromonlar, şampuanı kullanan kişinin karşı cinse ilgi duymasını sağlıyor.

Chicago Üniversitesi'nde yapılan bir başka deneyde ise adet gününde kadınların koltuk altlarından alınan ter ve koku örnekleri, iki ay süreyle günde bir kez, adet günü aynı güne denk gelmeyen kadınlara koklatıldı. Deneyin neden yapıldığı konusunda bilgi sahibi olmayan kadınlar, iki ay sonra ter ve beden kokusunu bilmeden kokladıkları kadınla aynı adet gününü paylaştılar.

Araştırmalar henüz başlangıç safhasında. Bilim adamları ve önde gelen tıp otoriteleri, birkaç yıl içinde Feromonların gizemini çözeceklerini söylüyor. Başarılı olurlarsa döllenme, kısırlaştırma, doğacak çocukların cinsiyetini tayin etmek, ameliyat gibi yöntemler yerini feromonlara bırakacak.